glasses, book, education, eyeglasses, research, knowledge, text, textbook, information, literature, study, read, open, old, vintage, antique, retro, page, literary, book, book, book, book, book, education, knowledge, study, study

ÖLÜM VE ÖĞRENME

Geçen dersteyken ilmine, nezaketine ve merhametine hayran olduğum bir hocam, bir şeyler anlatırken: “Ölümün yaşı yok,” dedi ve hemen ardından, “Özür dilerim, dilim sürçtü; ‘öğrenmenin yaşı yok’ diyecektim,” diye ekledi. Sonra tebessüm ederek; “Gerçi ölümün de yaşı yok, zaten ağzımdan yanlış bir şey çıkmamış,” dedi ve hep birlikte gülüştük. ☺️

Gülüştük gülüşmesine de bu dil sürçmesindeki muhteşem benzetmeyi zihnim tekrar edip duruyor: “Ölüm ve öğrenme… İkisinin de yaşı yok.”

Ölüm haktır ve yaşı yoktur, amenna.
Peki ya öğrenme? Evet, hak ama yaşı yok mu gerçekten?

“Bizden geçti artık,” diyenleri çok duyuyorum. “Çoluk çocuk sahibi olduk, onlarla mı ilgilenelim kendimizle mi?” diyenleri de… “Bu yaştan sonra okul bizim neyimize?” diyenleri peki? Ya da “Kitap okuyacak zaman mı var?” diye yakınanları…

Sonra dönüp 50 yaşında okuma yazma öğrenen anneme, hâlâ Arapça öğrenmek için çabalayan ve yılmadan buna zaman ayıran babama, 60’ında 70’inde hafızlık yapma hayalleri kuran ve bu uğurda çabalayan sözde “yaşlılara” bakıyorum da; ümit varsa, emel varsa, çaba ve zahmete katlanıp rahmete ulaşacağına inanma duygusu varsa, evet, öğrenmenin de yaşı yok diyorum.

Peki hocamın ağzından hatâen çıkan bu benzetme beni neden bu kadar etkiledi?
Ölümle aynı cümle içerisinde, bir dil sürçmesi neticesinde kullanılmasından mı kaynaklandı, yoksa yaşımı bahane ederek ertelediklerime ya da vazgeçtiklerime tekrar dönüp bakma cesareti vermesinden mi, bilmiyorum.

Bildiğim ve anladığım şey şu ki; asla vazgeçmeden, uçsuz bucaksız ilim deryasında yüzmeyi öğrenmeye devam etmek… Korkulara, çırpınışlara, boğulmalara, çığlıklara rağmen… Hem de “yaşım geçti” engeline takılmadan. 🤲🏻

Tekrar edelim mi duamızı?
“…Rabbim, ilmimi artır.”

Ve Rabbim! Senden ilmin de en hayırlısını istiyorum. Öyle bir istiyorum ki Senin ikramlarını iliklerime kadar hissedeyim. Benim zenginliğim de ilim ile olsun. İlmen öyle zengin olayım ki zekâtını vermeye doyamayayım. Bana öyle bir ilim ver ki hem dünyadayken nasipleneyim hem de arkamda, bir miras misali, sadaka-i câriye olarak bırakabileyim. Yine öyle bir ilim istiyorum ki Senden Rabbim; son nefesime kadar sürsün…

Zaten öğrenmenin yaşı yok ki; tıpkı ölümün yaşının olmadığı gibi. ☺️

0 0 Puan
Puan
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm yorumları görüntüler
Scroll to Top
0
Yorum yap!x