Minimalist hourglass filled with sand symbolizing time and patience, against a soft background.

Dİ’Lİ GEÇMİŞ ZAMAN

Sene 2012, Kahire’nin bir mahallesinde 8 katlı bir binanın en üst katında, 50 derece sıcaklıkta arkadaşlarla evimizi temizlerken arka fonda Bakara Suresi dinliyoruz. Çünkü öğrenciyiz, çünkü her saniyemiz çok kıymetli, çünkü 1. cüzü ezberlememiz ve aynı zamanda temizliğimizi de aksatmamamız gerekiyor. Mutluyduk, huzurluyduk, halimizden memnun şükrediyorduk; öğrenciliği iliklerimize kadar hissederek yaşıyorduk…

İliklerimize kadar gurbeti yaşıyor, iliklerimize kadar özlem hissediyor, iliklerimize kadar ders çalışıyorduk…

Okul dersleri başlamadan önce en büyük bütçeyi kendisine ayırdığımız detaylı bir kırtasiye alışverişi yapar, tüm malzemelerimizi titizce yerleştirirdik. Hayatımızın her alanında bir ciddiyet, bir heyecan vardı.

Yılın her ayı 50 derece olmuyordu tabii; yılda 1-2 ay üşüdüğümüz, ferace üstüne hırka giydiğimiz zamanlar da oluyordu. Dışarıdayken güneşten destek alıyorduk ama evde tek bir hırka işe yaramıyordu. Klimalar da sadece soğuk üflüyordu 🤷🏻‍♀️Derslerimize yatağımızda, battaniye altında çalışmaya çalışıyor ve ciddi anlamda soğukla savaşıyorduk. Çöl soğuğu bu şakaya gelmez 🙂 Neyse ki evde bir tane elektrikli soba vardı da sesli ezberlerimizi sırasıyla onun karşısında yapıyorduk.
Sobayı salona indirmiştik; ezber sırası gelen, polar battaniyesini sırtına
alıp salona geçer ve kendisine ayrılan süre zarfında ezberlerini sesli sesli yapardı 🙂

Biz de öyle:) Herkes herkesin hakkına riayet eder, zamanını en güzel şekilde değerlendirir ve kendisiyle beraber arkadaşının da iyi olmasını isterdi 🌸

Evde kahvaltı ve akşam yemekleri mutlaka beraber yenir, çay mutlaka beraber içilir, namazlar da mümkün mertebe cemaat halinde kılınırdı.

Niye mi yazdım bunları?
Vallahi özledim… Duygularımı hâlâ iliklerime kadar yaşadığımı fark ettim.

Ha bir de neyi fark ettim biliyor musunuz? Ben hâlâ öğrenciyim ve hâlâ soğukta ezber yapınca daha kalıcı olduğunu fark ediyorum. Tek bir eksik var; arkadaşlarım…
Kimi toprağın altında, kimi de toprağın üstünde hayat teşkalesi içerisinde. Ama her biri rıza-yı İlahi için yaşadı, gitti ve yaşıyor!

O zamanlar bilemiyorduk tabii; özleyeceğimiz günleri yaşadığımızı. Farkında değildik, bir gün aklımıza geldikçe burnumuzun sızlayacağının. Kimse de söylememişti bize, ileride bir gün o günleri bu kadar çok arayacağımızı…

Peki ne mi oldu onca yaşanmışlıklara? Yaşayacaklarımıza teminat oldular! 🤲🏻

0 0 Puan
Puan
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm yorumları görüntüler
Scroll to Top
0
Yorum yap!x