Close-up view of an open book with pages fanned out against a soft blurred background.

ADAB-I MUAŞERET

Diyorum ki; keşke her ilin, her ilçesinde, her iki mahallede bir, lüks ve nezih, tek ya da iki katlı “Adab-ı Muaşeret Merkezleri” açılsa. Ne okul gibi, ne dershane gibi, ne de medrese havasında… Sadece görgü, edep ve güzel ahlâkın öğretildiği, özüne ve ruhuna hitap eden yerler olsa.

Öğretmenleri ise, adab-ı muaşeret sınavından başarıyla geçmiş, özenle seçilmiş hocalardan oluşsa. Sizce veliler çocuklarını göndermez mi? “Okul çıkışı doğruca kursuna gidiyorsun” demezler mi?

Belki o zaman anlaşılır: Saygının matematikten, özür dilemenin Türkçeden, üslubun coğrafyadan, inceliğin fenden daha önemli olduğu…

Acaba lise ve üniversite sınavlarına girişte, uygulamalı olarak bunlara da yer verilse nasıl olurdu?
İyi bir öğretmen, iyi bir doktor, iyi bir avukat, iyi bir mühendis ya da polis olmanın yolu; önce değerlerine, özüne ve dinine hakkıyla bağlı olmaktan geçtiğinin farkına varılmaz mıydı?

Herkes matematiği, Türkçeyi çok iyi bilmek zorunda değil. Ama istisnasız herkes; büyüklere ve küçüklere saygı, sevgi ve merhametle yaklaşmayı bilmeli. Herkes ama herkes; empati kurabilmeli. Yemek yemeyi, su içmeyi, yolda yürümeyi, karşısındakiyle konuşmayı, gülmeyi ve ağlamayı edeple, incelikle öğrenmeli.

Zorbalığın 3-4 yaşlara kadar indiği bu çağda, böyle merkezlere ne kadar da ihtiyaç var. Evlenmeden önce, anne-baba olmadan önce, hatta hayata atılmadan önce insanın bu sınavlardan geçmesi gerekmez mi?

Çocuklarını iyi bir meslek sahibi olsun diye özel kurslara, anaokullarına 100 binlerce, 200 binlerce lira yatıran aileler; aynı fedakârlığı edep, ahlak, merhamet ve dini bütünlük için de gösterseler… İşte o zaman toplumun en büyük ihtiyacı karşılanmış olurdu = Hakiki eğitim.

4.3 3 Puan
Puan
Abone Ol
Bildir
guest
1 Yorum
En Yeniler
Eskiler Beğenilenler
Inline Feedbacks
Tüm yorumları görüntüler
Salih Toprak
Salih Toprak
3 ay önce

Süper!

Scroll to Top
1
0
Yorum yap!x